avatar
Iç Savas: Bir ben var bende benden içeri


Ben hiç aç kalmadim. Hiç bu gece nerede uyuyacagim diye düsünmedim. Çalismadim mi hiç? Çalistim. Ama çalismasam da biliyordum aç kalmayacagimi. Ben bilmem nohut oda bakla sofada 10 kisi kalmayi. Evimin elimden alinmasini, emek verdigim topragimin elimden alinmasini, isten atilip naçar kalmayi bilmem. Severim mapus türküleri dinlemeyi, duygulanirim ama anlamam. Anlayamam. Türk'üm ben, Hanefi Sunni'yim. Saint Benoit'liyim. Kanada'da üniversite okudum, simdi de yüksek lisans yapiyorum.
 
Solcuyumdur ama, hiyerarsinin her türüne karsiyimdir. Yöneten-yönetilen ayriminin olmadigi, katilimci, esitlikçi degerler üzerine kurulmus bir toplum hayali kurarim. ''Teorik olarak insani çok tatmin eden seyler bunlar, bir ülküye inanmak ve onun için savas vermek istemek. Ama sen daha çikmadin ki akademik cam fanusundan disari. Ya fikirlerin degisirse?''

Insan davranislarinin kurumsal yapi ve toplumsal dinamikler tarafindan yönlendirildigine ve aslinda kötü olmadigina inanirim. Hatta bu hayattaki en güzel anlarimizin, içimizdeki iyiligi gördügümüz ve bu sayede kendimize sevgi verebildigimiz anlar olduguna inanirim. ''Sen hiçbir zaman anne-babanin sevgisinden ve desteginden süphe etmeden büyüdün. Öyle arkadaslar edindin ki, insani daha da sever oldun onlarla, onlarla kendini daha da sevdin. Nasil bu kadar emin olabiliyorsun? Ya harbiden bencilsek biz, güç sevdalisiysak, dogamiz buysa?''
 
Anti-otoriter görüsten olmanin bana ögrettigi en önemli sey sorgulamak oldu. Her seyi sorgulamak, asla sorgulamadan kabullenmemek. Fakat sürekli ilerleyebilmek için en önce, en basta kendi düsünce ve hareketlerimi sorgulamak. Yukaridaki üç paragraf, benim kendimi sorgulama sürecimde kendimle yaptigim konusmalardan ibarettir. Henüz tam olarak kafamda yukaridaki sorulari çözümleyememis olsam da, ve hatta çözümlemek gibi bir seyin varligina artik inanmasam da, kendime bir yanitim var:
 
NE FARKEDER?
 
Hayatimi bir davaya adamak istiyorum. Çalismak, üretmek, sevmek, sevilmek istiyorum. Fakat tüm bunlari inandiklarimdan taviz vermeden, sevdiklerim yanimdayken yapmayi istiyorum. Gercekten inaniyor muyum kardesim inandiklarima? Seviyor muyum insani?? Daha ne engeller gelecek önüme; hem disaridan hem de kendimden? Elbette gelecek! Ama bunlarin degistirmemesi gereken tek sey var: Elimdeki imkanlari, bana sunulan bu hayati, bu nefesi, bu aski, tum duyularimi davam için kullanmak istiyorum. Iyi niyetimle, tüm eksikliklerimle, düse kalka, ama hep ögrenerek. Ama hep direnerek. Ama hep severek; kendimi, yani tüm insanligi.
 
Ben harekete geçiyorum artik. Içime islemis inançsizligi, korkulari ve hiyerarsik duzene ait ogrenilmislikleri bulup yok etmek için. Sokaklarda ve dersliklerde görüsmek üzere.   
 
 
 
 

Leave a comment